Amargi Sınır Ötesi Buluşmaları-2

“ABD deneyimi üzerinden kadınların üreme sağlığı hizmetlerinde güç kazanımları”

ve

“ABD'de feminist hareketin dünü ve bugünü”

Pınar Selek ile "Erkeklik"

“Kadın Olma Halleri” başlığı altında Şubat ve Kasım ayları arasında Kaos GL tarafınca düzenlenen ve Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından desteklenen 24 söyleşimizin “erkeklik”e dair olanını Pınar Selek ile 15 Mart tarihinde yaptık. Sohbetimizde bulunamayanlara, bu söyleşiyi biz ulaştırıyoruz.
 

Uluslararası PEN’den Pınar Selek için Adalet Bakanlığı’na mektup

21.07.2009

İfade özgürlüğünün önde gelen kuruluşlarından Uluslararası PEN, Yargıtay 12. Daire’nin, Pınar Selek’le ilgili verilmiş olan beraat kararını bozmasına ilişkin derin kaygılarını belirten bir açık mektup yayınladı. Kuruluşun Hapisteki Yazarlar Komitesi Başkanı Dr. Karin Clark tarafından Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e hitaben kaleme alınan mektupta daha önce hakkındaki iddiaların asılsız olduğu kanıtlanan ve iki kez beraat eden sosyolog yazar Pınar Selek'le ilgili aynı dava sürecinin yeniden başlamış olmasından duyulan şaşkınlık ve endişe ifade edildi. Toplam 104 ülkede 13 bine yakın üyesiyle etkin olan Uluslararası Pen, Pınar Selek’in Türkiye’de azınlık ve dışlanan toplulukların haklarına yönelik uzun yıllar sürdürmekte olduğu çalışmalardan ötürü yargısal kovuşturmaya maruz bırakıldığına inanıldığını vurguladı.

Bekaretin 'El Degmemis' Tarihi Kitabı'nın cevirmeni Emek Ergun ile söyleşi


 
Amargi Kadin Akademisi (http://www.amargi.org.tr/?q=node/2) ve Center for Transnational Women's Issues (Ulusotesi Kadin Konulari Merkezi) (www.c4twi.org) olarak, Bekaretin El Degmemiş Tarihi Kitabinin cevirmeni Emek Ergun ile feminist ceviri ve bekaret konulu söylesiyi Amargi Kitabevi'nde gerceklestiriyoruz...
 

 

 

Kendi rüzgârını estirenler

Hrant Dink cinayeti davasını, ar damarı aranacak seviyeye getirenlerin, kimlere dayanarak gülebildikleri ortaya çıkmadan hiçbir yangın dinmez

SOKAK GÜZELDİR’ AMARGİ FEMİNİST KİTABEVİ’NDE…

SOKAK GÜZELDİR - 68'DE NE OLDU? / NADİRE MATER

Kişisel anlatılarla dönemin arka planına dair bilgileri bir araya getiren bu kitap 1968’in hakikate daha yakın bir resmini çizebilmek,  hakikati tarihten geri kazanabilmek umuduyla yazıldı. Hiç kuşkusuz tek bir ‘68 yoktu, kitapta da herkes kendi ‘68’ini anlattı. İnançları için ölümü göze almaktan çekinmeyen kişiler çıktı bu kuşağın içinden. Onların hikâyelerini bugün hatırlamamız bu yüzden önemli. Öte yandan hikâyelerin özgürleştirici oldukları kadar ketleyici olabildiklerini de unutmamak gerek. ‘68’de gerçekte ne olduğunu bilmek, neyin olmadığını da düşünebilmek için de önemli. Henüz ne kadar çok şeyin denenmemiş olduğunu, ufkumuzda bizi ne kadar çok başlangıcın beklediğini de gösteriyor çünkü.

Yayınevi iddialı: Ses getirecek- ‘Sürüne Sürüne Erkek Olmak’ Almancaya çevriliyor

‘Sürüne Sürüne Erkek Olmak’ Almancaya çevriliyor

Yayınevi iddialı: Ses getirecek

Orlanda yayınevi, Pinar Selek’in Almancaya çevrilmeye başlanan ve erkeklik konusunda yayımlanmış birkaç araştırmadan biri olan kitabından oldukça umutlu. Göçmenlere yönelik olumsuz bakışın olumluya evrilmesine de kitabın önemli katkı yapacağı dile getiriliyor.

‘İŞYERİNDE CİNSEL TACİZ’İ TARTIŞIYORUZ...

Çalışma hayatında kadınların karşılaştığı cinsiyetçi uygulamalar neler? Buna karşı nasıl bir mücadele alanı oluşturulabilinir? Kadınlar sendikal örgütlenmelerde ne gibi sorunlarla karşılaşıyorlar? Çalışanların haklarını korumak için varolan sendikalar cinsel taciz ile mücadele etmek için neler yapıyor? Tüzüklerinde cinsel şiddet  olaylarını konu alan maddeler neler?

Esmeray “Tecavüz”ü Oynuyor

Franca Rame ve Dario Fo’nun kısa kadın oyunlarından biri olan “Tecavüz”ü Esmeray farklı yorumu ile sahneye taşıyor.

İki bölüm halindeki oyunun ilk bölümünde Esmeray kendi özyaşamından bir tecavüz öyküsünü de izleyicilerle paylaşıyor.

Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu’nun  Esmeray ile dayanıştığı bu etkinlikte tüm dostları bekliyoruz…

 

KÜÇÜK HANIMEFENDİ’NİN EDEBİYAT ATÖLYESİ

Amargi, Ekim 2009’dan itibaren “Küçük Hanımefendi’nin Edebiyat Atölyesi” adlı yaklaşık bir yıl süren bir atölye başlattı. Aslı Güneş’in sorumluluğunda, İlkay Ertem’in koordinatörlüğünde yürütülen atölye, 15 günlük periyotlarla yapılan oturumlarını Haziran ayında sonlandırdı. Küçük Hanımefendi geçen Ekim’den bu yana okudu, âşık oldu, evlendi, delirdi, isyan etti, ütopyalar ülkesine gitti ve dönüştü. “Şimdi ne yapıyor?” diye soracak olursanız, Küçük Hanımefendi yazı yazıyor. Satırların arasına gizlenmiş kadınlık yazgısını keşfetmek için durmaksızın okuyup yazıyor. Az kaldı. Eylül’de de “Dile gelecek”… Bekleyin…